Perşembe, 01 Kasım 2007 04:00
Artısı: Sessiz çalışan zarif tasarım. Tüm oyunları yüksek çözünürlüklü oynama imkanı. PSP benzeri kullanıcı dostu arayüz. 1080p destekli HDMI çıkışı, Wi-Fİ, ücretsiz çevrim içi oyun servisi, geçmişe uyumlu
Eksisi: Arkada bir USB portunun olması iyi olabilirmiş. Kızılötesi portunun olmaması, Bluetooth’la çalışmayan universal kumandalarla uyum göstermeyeceği anlamına geliyor. Parlak siyah kasa sanki parmak izi mıknatısı gibi.
Sonuç: Sony Playstation 3’ün geniş sabit diski ve PS2 oyunlarını da oynatabilme kapasitesi onu aranan bir konsol haline getiriyor.
TasarımXbox 360’la karşılaştırdığınızda elinizde daha büyükçe bir konsol bulundurduğunuzu farkediyorsunuz. En güzeli, dışardan bir güç adaptörüne ihtiyaç duymuyor olması. İçinden çıkan güç kablosunu fişe takın ve oynamaya hazırsınız...
Ön kısımda oyun kollarını, diğer akseuarları (USB klavyeler, USB bellekler ve PSP gibi) bağlamak ve sarj etmek için USB portlarını görüyorsunuz. Dört adet USB gerçekten yeterli gözükse de biz; arkada kamera( PS Eye) gibi çevre birimlerini bağlamak üzere de bir adet USB olmasını tercih ederdik. Ön tarafta USB’lerin dışında yerleşik de bir kart okuyucu bulunuyor. Bu kart okuyucu sadece Sony’nin Memory Stick familyasını değil Compact Flash ve SD/MMC kartlarını da okuyabiliyor. Ne yazık ki Olympus hayranları hayal kırıklığına uğrayacak çünkü kart okuyucu XD desteği vermiyor. Yine de isterseniz kameranızı veya harici bir kart okuyucuyu USB yoluyla bağlayabiliyorsunuz.
PS3’ün arka tarafına yöneldiğiniz zaman; burada Ethernet, HDMI çıkışı, optik dijital audio çıkışı (SPDIF) ve analog audio ve video için Playstation AV çıkışını görüyorsunuz. Kutunun içinden çıkan kompozit AV kablosu PS2’ninkiyle aynı olduğu için S*Video ve komponent kabloları da aynı uyumu gösteriyor. PS3’ün içinde bulunan 60 GB sabit diski herhangi bir dizüstü bilgisayar sabit diskiyle değiştirebiliyorsunuz. Buradaki tek handikap, PS3’ün daha ufak olan 2,5 inç’lik sürücü boyutunu kullanması. Bu boyut normal masaüstü bilgisayarlarda bulunan 3,5 inç’lik sürücülerden neredeyse 3 kat daha küçük ve daha pahalı...
Kontrol
Kutunun içinden çıkan tek oyun kolu, bildiğimiz PlayStation 2 Dual Shock’dan çok da farklı gözükmüyor ama bu durum sadece görüntüsü için geçerli. En baştan başlarsak eğer en büyük farklı kablosuz çalışma özelliği. Sony’nin iddiasına göre PS3’ün yerleşik Bluetooth’u yoluyla yedi adede kadar bağlayabileceğiniz oyun kolları, 20 metrelik bir bağlanma alanı sunuyor. Oyun kolunda bulunan yerleşik pil, PS3’ USB yoluyla bağlanarak sarj edilebiliyor( Sony, iki şarj arasında 30 saatlik oyun süresi sunmanın sözünü verebiliyor) . Bu arada pil dolana kadar kabloyla da oynamaya devam edebiliyorsunuz. Fakat kablo o kadar kısa ki oyun oynamak için sarj süresi boyunca televizyona yapışmak zorunda kalabilirsiniz. Fakat bu da çok büyük bir problem değil çünkü PS3’ün oyun kolu çoğu PC çevrebiriminde ve dijital kamerada bulunan miniUSB portunu kullanıyor. Bu noktada oyun kolunun bir tek açığı pilinin yerleşik durumda olması. Ne yazık ki sırf da bu sebepten dolayı birşekilde pil bittiği zaman değiştirme şansınız olmayacağı için (eğer kablosuz oynamaya devam etmek istiyorsanız) yeni bir oyun kolu almanız gerekebilir.
Fakat SixAxis oyun kolundaki en büyük gelişme hareket algılayabilmesi. Adından da anlaşılabileceği gibi SixAxis altı yönde (yukarı, aşağı, sola, sağa, geri, ileri) hareket algılayabiliyor.
Tanıdık arayüz
Eğer bir PSP’niz varsa hemen ikisi arasındaki benzerlikleri farkedeceksiniz. Kullanıcılar, sistem ayarları, mültimedya (fotoğraf, müzik, video, oyun, network ve arkadaşlar gibi ana menü kategori seçenekleri arasında yatay bir şekilde geziniyorsunuz. Ana menüden bir seçim yaptığınızda bu sefer alt kategorilerini dikey olarak görüyorsunuz. Genellikle PS3’ün arayüzü dostane bir kullanım sunuyor ama hala bazı özelliklere ulaşabilmek için menünün derinlerine dalmanız gerekiyor. Yine de tasarımın oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz hatta biraz Mac benzeri sanki...
Dijital mültimedya merkezi
PS3’ün HD film yeteneklerini kurcalamadan evvel konsolun mültimedya becerilerine bir göz atalım. PS3; dijital kameralar, PSP, USB bellekler gibi USB bağlantılı birçok cihazdan dijital fotoğraf gösterebiliyor. Birkaç farklı slayt gösterisi stiline sahip. PS3, çoğu JPEG, TIFF, BMP, GIF ve PNG formatları sorunsuz olarak gösterebiliyor. Müziğe gelince; PS3, MP3, ATRAC, AAC ve WAV da dahil olmak üzere birçok bilinen müzik dosyası formatını destekliyor. Fotoğraflarda olduğu gibi müzikleri de bir USB bellekten aktarabiliyorsunuz ya da direk bir CD’den sabit diske koparabiliyorsunuz. Şaşırtıcı geleibilir ama doğru; piyasada bulunan çoğu Blu-ray oynatıcının tersine PS3, CD’leri tanıyıp oynatabiliyor. Ne yazık ki bağlanan iPod’lardan müzik çalamıyor. Bu noktada da Xbox, iPod uyumlu yapısı ve WMA oynatabilmesiyle bir adım öne geçiyor...
Video saflarına geldiğimiz zaman PS3’ün Blu-ray diskleri yüksek çözünürlükte gösterebildiğini görüyoruz. Ayrıca; disk altyapısından veya USB yoluyla gösterileren MPEG1, MPEG2 ve MPEG4/h.264 video formatlarını da destekliyor. Eğer videoları PS3’ün sabit diskine yüklerseniz, video menüsündeki ön gösterimler 15 saniyelik video klipler olarak gözüküyor.
PS3’ün bir güzel özelliği de içinde yerleşik olarak bir web tarayıcısının bulunması. Daha da güzel eğer USB yoluyla bir klavye bağlarsanız URL adreslerini sanal klavyeyle boğuşmadan yazabilirsiniz. Aynı şekilde USB bir fare web sayfalarına tıklayrak yolunuzu bulmayı sağlayabilir. Normal şartlarda Bluetooth’a sahip olmasına rağmen biz klavye ve fareyi bu yolla bağlamak için USB dongle kullanmak durumunda kaldık... Bluetooth kulaklıklarla şansımız daha yaver gitti ve kullandığımız Plantronics Discovery 655, mükemmel çalıştı.
Sony’nin PS3’ün işlemcisiyle tüm övünmelerine rağmen, Xbox 360 ve PS3’de oyunlar aynı gözüküyor. Ayrıca çıkışından bu yana geçen zaman düşünülürse hala çok ses getirecek önderlikte bir oyun sunmadığı da söylenebilir. Fakat Heavenly Sword, Ratchet & Clank Future: Tools of Destruction, and Uncharted: Drake's Fortune PS3 sahiplerine mutlu olacakları umudu verdi.
PS3’ün çıkışından beri birçok Blu-ray oynatıcı gördük ama diyebiliriz ki hiçbiri PS3’den daha iyi bir performans sunmadılar (hatta daha pahalı olanları bile...). Yüksek çözünürlüklü filmler, HDMI 1.3 portundan 1080p çözünürlük verebilen PS3’de muhteşem gözüküyor. PS3’ün Blu-ray performansındaki tek eksiği ise ses yönünde. PS3, Dolby TrueHD’yi çözebilirken DTS-HD Master Audio’da takılıyor...
PS3 anı zamanda standart DVD’leri de oynatabiliyor. Fakat elbette Blu-ray’in rakibi HD DVD’ler PS3’de gösterilemiyor.
PS3’ün film oynatma performansındaki tek eksik ise kızılötesi portu olmadığı için bu şekilde çalışan universel uzaktan kumandalarla uyumlu olmaması. Diğer taraftan her zaman için kendi oyun kolunu uzaktan kumanda olarak kullanabilirsiniz....