Salı, 26 Şubat 2008 16:23
Artısı: Mükemmel fotoğraf kalitesi, hızlı performans, suya ve toza dayanıklı sağlam kasa, dönebilen LCD, geniş vizör, yerleşik kablosuz flaş kontrolü
Eksisi: Fiyatı için düşük çözünürlüğe sahip, LCD biraz ufak, hantal tasarım
Sonuç: Hantal tasarımı ve birkaç arayüz açığına rağmen Olympus E-3, orta sınıf dSLR rekabetinde iyi bir yer kapmayı başarıyor... Zamanında ses getirmiş E-1 modelinin devamı olan Olympus E-3, şimdi magnezyum alaşımı kasasıyla toza ve suya karşı dayanıklı...
Zamanında ses getirmiş E-1 modelinin devamı olan Olympus E-3, şimdi magnezyum alaşımı kasasıyla toza ve suya karşı dayanıklı...
TasarımSadece kasa ve kasayla birlikte f/2.8-3.5 14mm-54mm lens olmak üzere iki şekilde piyasada bulunan E-3, magnezyum alaşım kasasıyla 1kg’dan az çekiyor. Bu ağırlık ve boyutlarla E-3’ün kasası, orta sınıf dSLR’lar arasında göze batmayacak bir yerde duruyor. Kauçuk sayesinde tutuşu da oldukça rahat. Tüm rakipleri gibi E-3 de gerekli olan ön ve arka kadranları, hareketli LCD ve kontrollere direk erişim bolluğu barındırıyor. Çekim yaparken tuşların yerleşimi yeterli derecede mantıklı geliyor. Gerçi ‘Super Control Panel’i kullanarak çoğu tuşu kullanmak zorunda da kalmayabilirsiniz. Super Control Panel, çoğu çekim ayarını tek bir ekrandan ayarlayabileceğiniz bir arayüz görevi görüyor. Fakat Sony dSLR’larda olduğu gibi kontrol paneli dikey çekim yaparken dönmüyor...
Direk erişim seçeneklerinin arasında dolaştığınız zaman genellikle vizörde gözükmeyen beyaz dengesi veya imaj stabilizasyonu gibi ayarlarında vizörde göründüğünü farkediyorsunuz. Vizör, 1,1x büyütmeli genişliği ve alanı yüzde 100 kapsayabilmesi açısından oldukça başarılı. Gözü kapsayan alan da geniş ve rahat. Fakat ISO 2000’de ekranın durmadan titremesi sinir bozucu olabiliyor.

Özellikler
Olympus, LCD üzerinden kadrajlama yapabilmek için Live View modu sunuyor. Yerinden çıkıp hareket edebilen LCD Live View modunun kullanılmasını kolaylaştırıyor.
Mesela bu fotoğrafta olduğu gibi arka fonu da görebilmek için E-3’ü kafesin hizasında tutup LCD üzerinden kadraj alınabiliyor. Fakat LCD ekran 2,5 inç’lik boyutuyla manuel netleme yapmak için yeterli çözünürlüğü sunamıyor. Diğer modeller gibi E-3 de Live View’de manuel netleme yapmak için büyütülmüş görüntü yardımı sunuyor fakat ekran güncellemesinin yavaşlığı çekimi geciktirebiliyor. Son olarak Live View moduna girdiğiniz zaman ekranda vizör kapağını kaldırmanız gerektiğine dair bir hatırlatma beliriyor. Bir taraftan bakınca yerleşik objektif kapağı gerçekten çok işlevsel birşey ve çoğu dSLR’da görmek isteyeceğiniz özelliklerden. Diğer taraftan bu hatırlatma notları çok değerli olacak anları kaçırmanıza sebep olabiliyor.
Olympus’un My Mode önceden ayarlı seçenekleri pek kullanışlı sayılmaz. Ayarlar, düzenli değil. Önce fotoğraf makinesinbi ayarlayıp daha sonra bu ayarları seçeneklerden birine kaydetmeniz gerekiyor. Fakat Olympus tüm bu acıyı çekilebilir kılan bir özellik eklemiş: tek tuşla ayarların üzerine yeniden kayıt yapılabiliyor. Fn tuşunu basılı tuttuğunuz sürece My Mode’dan seçeceğiniz diğer bir ayarı varolan ayarın üstüne kaydedebiliyorsunuz. Ne yazık ki hangi seçeneğin yazılacağını bilmek için derin menü kuyusuna dalmanız gerekiyor...
Olympus E-3’ün ekstralar sepetine birkaç güzel özellik eklemiş. Mesela yerleşik flaş, aynı zamanda kablosuz flaş kurulumunda kontrol görevi görüyor. Ayrıca flaş sistemi 1/8.000 odak düzlemi obtüratör senkronizasyonunu destekliyor.
Performans
E-3’ün performansı için ortalama bir hızda denebilir. Uyanması ve ilk çekimi yapması 1,3 saniyesini alıyor. Normalde ağırkanlı diyemeyiz ama kendi sınıfı içinde raküplerinden biraz yavaş kalıyor...
İyi bir ışık altında netlemesi ve çekim yapması saniyenin üçte biri gibi bir zamanda gerçekleşiyor. Daha loş ortamlarda bu süreç sadece 0,8 saniyeye çıkıyor. Ararda çekilen fotoğrafları yarım saniyede çekerken flaş eklendiğinde bu süre 0,6 saniyeye çıkıyor.
Sonuç olarak E-3 muhteşem gözüken fotoğraflar çekiyor. Renkler doygun ve keskin. Makine biraz karanlık çekmeye meyilli fakat ayarla halledilemeyecek bir sorun değil. Ne yazık ki maksimum 3200 ISO’ya kadar çıkabiliyor fakat en azından 3200 ISO’da bile minimum parazitlenme yaşıyorsunuz.
Hantal görünen tasarım ve arayüzünü bir kenara bırakırsak; Olympus E-3, rakipleri arasında oldukça iyi bir seçim olarak kendini gösteriyor...